Markahaberleri: Farklılığın sıra dışı temsilcisi: Ali Sabancı Farklılığın sıra dışı temsilcisi: Ali Sabancı ================================================================================ admin on 08 June, 2008 12:20:00 Hissettiğim kadarıyla mali ve idari işleri kardeşi Emine Kamışlı uzman profesyonel kadrolarla yürütüyor. Ali Sabancı ise sadece stratejileri ve yenilik görüşlerini kurgulayıp hayata geçiriyor. Ali Sabancı bu açıdan benim gözlemlerime göre sadece yenilikçi ve farklı düşüncelere angaje olan sıradışı bir kişilik. Sakıp Sabancı'dan bile farklı düşünüyor Gelelim analizin ikinci safhasına: Ali Sabancı'yı amcası rahmetli Sakıp Bey'e benzetenler bence yanılıyor. Tevazu ve halkla bütünleşmek zaten ailenin geleneksel özelliği. Ben Ali Sabancı'nın genetik miras dışında çok daha başka bir yeteneğin temsilcisi olduğuna inanıyorum. Sakıp Sabancı'ya bazı tutum ve davranışları benzese de kişilik yapısı ve fırsatlara yaklaşım tarzı çok farklı. Bu satırları yazmaya başlamadan önce biyografisine şöyle bir göz attım: On yıl çalıştıktan sonra ani bir kararla Sabancı Topluluğu'ndan ayrılmış. Bana göre bu olay sıradışı fikirlerin kan uyuşmazlığı meselesinden başka bir şey değil! Sınırları olan bir evrende yaşamak istemeyen biraz "isyankâr bir ruh"un özgürlük arzusuyla saygı sınırları içinde bir başkaldırısı bu! Hemen söyleyeyim; bu türden insanların psikolojik değerlendirmelerinde tek bir şeyden çok sıkıldıkları ortaya çıkar: Monotonik bir dünya onlara göre değildir! Fransız psikanalistlerin deyişiyle bilinçaltında oluşturdukları büyük hedeflere bir kaçış (fugue) hali vardır onlarda. Kıpır kıpır ve heyecanlı olmalarındaki sır da budur zaten. Ancak aşırı hareket ve yeni atılımlarla rahata kavuşur onlar. Rutin işler ona göre değil Belirledikleri büyük ve farklı hedeflere ulaşamazlarsa tüm dünyaları bir anda altüst olur. (Ali Sabancı'nın havacılık gibi temelde "hedef" figürünü içeren ve çok stresli bir alanı iş dünyasına dahil etmesindeki motiv bu olabilir mi?) Bu insanların etrafında rutine takılıp yeknesak işleri yapanlar onları çıldırtmaya yeter. Hatta "alt kademe üst kademe, emir komuta zinciri" gibi klasik organizasyon terimleri rahatsızlıklarının artmasına neden olur. Bu nedenle farklılıkla beslenen "molar kişilik yapıları" hep özel bir "stres alanı" üzerine kuruludur. Buradaki "stres" ifadesinin bir başka anlamı daha vardır. Alman psikoloji okuluna göre "weltanschauung" (dünya görüşü) ilkelerinden kaynaklanan doyuma ulaşma ifadesidir bu aynı zamanda. Onların yaşamı "sürekli yenilik, farklılık ve tekrar yenilik" döngüsüyle hep "stres" üzerine şekillenir. Çevrelerinde ise halk tabiriyle "ağırcanlı kişilere" asla tahammül edemezler. Kısacası Ali Sabancı "stres"ten büyük zevk alan ve onun etkileriyle hayat bulan bir kişiliktir. Onun boş zamana ihtiyacı yok Zekâ düzeyleri epey yüksek bu insanların konuşmalarına pek yansımasa da sözcük dağarcıkları inanılmaz ölçüde geniştir. Günlük konuşmalarında yaklaşık 5 bin civarında kelime yer alırken 50 bine ulaşan kelime haznesiyle düşünürler. Bu bile görünmez yaratıcı yeteneğin beyindeki verbal merkeze yansıması gibidir. Ali Sabancı tüm bu özellikleriyle eskileri aratmayacak yeni nesil bir girişimci olmayı hak etmektedir. Sıradan insanların "yaşam felsefelerinde" kişiliği geliştirme arzuları vardır. Örneğin siyasetçilerin çoğu kendi yaşam felsefelerindeki boşluğu ideolojik öykünmelerle tamamlayıp "tümel kişilik" yapısına ulaşmaya çalışırlar. Ali Sabancı gibi kişiliklerde ise böylesi bir ortak özellik bulunmaz. Onlar sanat, spor ya da hobileriyle kendilerine yeni bir "kişilik yaması" yapma ihtiyacı duymazlar. Sürekli fikir üretmek ve bir girişimi hayata geçirmek onların tüm hayatını doldurur. Bu nedenle onları başka faaliyetlerin içinde görememeyi doğal karşılamak gerekir. Sabancı kültürünü evrimleştiriyor Ben Ali Sabancı'yı Sabancı Topluluğu'ndaki zamanla gelişen bir evrimleşmenin yeni bir dallanması olarak görüyorum. O Sabancı Topluluğu'na özgü yaklaşımları kendine göre yorumlamış ve aynı bedenden ayrılarak yeni bir filizin ağaç haline gelmesine yol açmıştır. "Esas Holding" ifadesindeki ses yankılanmasının ünlü "SA" ifadesini anımsatan fonetik çağrışımı da bunun bir özeti gibidir. Kısacası Ali Sabancı'nın kişiliği ve girişimleri diğer bir hat üzerinde "bir başka Sabancı Topluluğu" yaratmayı başarmıştır. (Yakın bir gelecekte rakamsal gelişmelerin bu kuramı nasıl desteklediğini hep birlikte göreceğiz.) Sonuç olarak Ali Sabancı'nın genlerinden tevarüs ettiği değerlerin dışında dikkatimi çeken üç temel özelliği onun bambaşka bir yön çizmesine neden olmaktadır: "Serbesti içinde disiplin", "dogmalardan arınmış rasyonel bir düşünce" ve "çevresini etkileyen yenilikçi motivasyonlar!" Anlaşılan o ki, hayatının yarısı dışarıda geçmiş bir insan olarak Almanların disiplin anlayışını, İngilizlerin rasyonel düşünce tarzını ve Amerikalıların yenilikçi tutumunu iş hayatına yansıtabilen çok zeki bir işadamı portresi çizmektedir. Kaynak: Nur Demirok Referans Gazetesi